Haber

Fuat Oktay: Sadece bugün biraz dinlenmeye ihtiyacı vardı. Yarın inşallah çok daha hızlı, çok daha dinamik, çok daha şevkle çalışabilmek.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dün yaşadığı rahatsızlık nedeniyle katılamadığı Kırıkkale’deki toplu açılış töreninde Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, “Sadece bugün biraz dinlenmeye ihtiyacı vardı. İnşallah yarın da devam edebilmek için. çok daha hızlı, çok daha dinamik, çok daha şevkle çalışın” diyen Oktay, “Birileri mezhep siyasetine girmeye başladı, paniğe kapılmış olmalı. Daha çok paniğe kapılacaksınız. Sizler şahitsiniz, biz hiçbir zaman hemşeri, bölgecilik, mezhepçilik yapmadık. Etnik kökeni, inancı, mezhebi, inancı ne olursa olsun hiç kimseyi hor görmedik. Kimseye görünmedik. Kimseye ‘Sen kimsin’ diye sormadık” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bugün hastalık ve istirahat nedeniyle katılamadığı Kırıkkale Garı’nda gerçekleştirilen Kırıkkale Millet Bahçesi, Kırıkkale Belediyesi Bilim Merkezi ve Yahşiyan Yenişehir Köprülü Kavşağı ve diğer tamamlanan projelerin toplu açılışına Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay katıldığı bir televizyon programında katıldı. dün katıldı.

Oktay, Refah Partisi Yeniden Genel Başkanı Fatih Erbakan ve Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici’nin katıldığı törende şunları söyledi:

“HATASIZ, HATASIZ ÇALIŞABİLMEK İÇİN KISA BİR ARA VERMELİDİR”

“Sözlerimin başında, milletimiz için gece gündüz demeden çalışan Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın tüm ilçelerine, tüm köylerine, merkezine ve tüm Kırıkkale’ye en içten selam ve muhabbetlerini ilettim. Biliyorum hepiniz Cumhurbaşkanımızı bekliyordunuz.” Size söyledim, Cumhurbaşkanımız bizimle, biz de Cumhurbaşkanımızın yanındayız. Önemli değil. O kadar mı büyüküz Kırıkkale, bu kadar mı? Hepimiz biliyoruz ki Cumhurbaşkanımızın kalbimizde yeri çok ayrı, kalbimizde yeri çok ayrı. Cumhurbaşkanımızın gönlünde siz değerli Kırıkkaleli kardeşlerimiz çok farklısınız.”

Cumhurbaşkanımız bu milleti, sizi, bu vatanı o kadar çok seviyor ki, inanın gece gündüz uyuyamıyor, gece uyuyamıyor, gündüz yorulmuyor. Çünkü aşkla çalışıyor, tüm ekipleriyle birlikte aşkla çalışıyor. Hevesle çalışır, aşkla çalışır. Motamot, kalbinizi sevgi ve tutkuyla Cumhurbaşkanımıza teslim etmek üzere. Sadece bugün biraz dinlenmeye ihtiyacı vardı. Yarın çok daha hızlı, çok daha dinamik, çok daha şevkle çalışabilmek için inşallah. Yorulmadan, yorulmadan çalışmak için sadece küçük bir orta yol vermesi gerekiyordu. Kırıkkale’den öyle bir ses verelim ki buradan Cumhurbaşkanımıza moral verelim.

Bugün ülkemizin en değerli yatırımlarından birini devreye almanın mutluluğunu yaşıyoruz. Ankara-Sivas Yüksek Hızlı Tren (YHT) projesinin şehrimize, ülkemize ve 85 milyonluk her bir bireye hayırlı olmasını diliyorum.

Her aşaması titizlikle yürütülen zorlu bir sürecin meyvesi olan hızlı tren garımız ülkemizin gururlarından biri olacaktır. Türkiye’yi hızlı tren konforuyla ilk kez 2009’da tanıştırmıştık hatırladınız mı? Yani, sanki birisi Fransa’daki birine ‘Biz böyle olacağız’ falan diyormuş gibi. Bakın Fransız kardeşlerimiz. 2009 yılında devreye aldık. Ankara-Eskişehir sınırıyla birlikte ülkemiz dünyanın sekizinci, Avrupa’nın altıncı hızlı tren işletmecisi oldu.

Bugüne kadar hızlı tren konforunu yaşayan, hızlı tren kullanan yolcu sayısı 73 milyona ulaştı. Bugün bu hizmet zincirine 405 kilometrelik yeni bir altın halka daha ekliyoruz. Ankara-Sivas hattının da eklenmesiyle Ankara merkezli hızlı tren ağımızın en kritik adımlarından birini tamamlıyoruz.

“KILIÇDAROĞLU VE GELECEĞİ ‘FRANSA’DAKİ GİBİ DEĞİL’ NE DEMİŞTİ”

Bu hattın devreye girmesiyle birlikte demiryolu hududu toplam uzunluğu 13 bin 896 kilometreye, hızlı tren hattı uzunluğu ise 2 bin 228 kilometreye yükseldi. Şu anda toplam uzunluğu 3 bin 593 kilometre olan hızlı tren sınırımızda üretim çalışmaları devam ediyor. İnşallah diğer alanlarda olduğu gibi Türkiye’yi hızlı tren ve hızlı tren konusunda da dünyanın önde gelen ülkelerinden biri haline getireceğiz. Tabii bazı insanlar bunu anlayamıyor. Kılıçdaroğlu, Kılıçdaroğlu ve avenesi ne diyordu, ‘Fransa’daki gibi olmayacağız’ ya da ‘Onun gibi olacağız’ gibi şeyler söylüyorlardı değil mi? Oysa biz ne diyoruz, ‘Dünya liderliği için oynuyoruz’. Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Türkiye üst ligde. Türkiye artık sadece bölgesinde değil, dünyada da liderlik için oynayan bir ülke. Artık birilerinin bakış açısında değil, çok geride bıraktık. Kılıçdaroğlu ve avenesi onu düşünsün. Onlar oradalar. Birinden iyi bir iş bulmanın peşindeler. Onlar halletsin, biz devam edelim.

“O YAPARSA REİS YAPAR, SİZ DE YAPARSINIZ?”

O yaparsa, şef yapar, değil mi? ‘Yapacağız’ dersek, söz verirsek yaparız. Kılıçdaroğlu ve avenesi gibi boş vaatlerle günlerimizi geçirmiyoruz değil mi?

“BU PROJELERDEN 8 DEĞİL 18 İLE 180 ADET BİRLİKTE OLURSA BU PROJELERİ HAYATA GEÇİRMEK MÜMKÜN MÜ?”

Yapıyorsa, kim yapıyor? Recep Tayyip Erdoğan. AK Parti ve kurmayları Cumhur İttifakı yapıyor. Kılıçdaroğlu’nun bunları anlaması bile mümkün değil. Hele onun avenesini tasavvur etmesi mümkün değildir. Ne ile meşgul olmalılar; Yedi cumhurbaşkanı yardımcısı olsa, sekiz dokuz, Allah bilir, bir bakkalı bile yönetemeyenler bu ülkenin yönetimine talip olur. Kırıkkale buna izin verir mi? Sekiz değil de 18, 180 proje bir araya gelse bu projeleri hayata geçirebilirler mi? Bırakın uygulamayı kendi aralarında istişare etmeleri bile mümkün değil. Aslında kafaları karışık, ‘Bunları da say’ deseniz onu da yapamıyorlar.

TOGG’u gördük değil mi? TCG Anadolu’yu izledik mi? İlk uçak gemimiz Altay, Kızılelma, Akıncı gibi hava savunma sanayi projelerimizi, bunları da gördük mü? Görmeyen varsa Kırıkkale’den ses vermek lazım. Belki uyanırlar, belki anlarlar. Ama nerede? Bu yarın açılışını yapacağımız Akkuyu Nükleer Santralimiz için de geçerli.

“BATI İYİ BEKLEDİ. BEKLİYORLAR, DAHA FAZLASINI ALIYORLAR”

Recep Tayyip Erdoğan rastgele bir kişiden veya ülkeden mi izin alıyor? Birinden iyi şans mı bekliyor? Peki neyi bekliyorlar? Batı’dan aferin bekliyorlar. Beklesinler, daha fazlasını alacaklar. Karşılığında ne diyorlar? ‘Söz ver’ diyorlar. Söz dedikleri Kırıkkaleli hemşerilerimize değil, onları destekleyen FETÖ hem Kandil’e hem de iplerini elinde tutan kardeşlerine sözler veriyor. ‘Size söz verdiğimizi, bize verdiğiniz talimatları yerine getireceğiz’ sözü veriyorlar. Kırıkkaleli hemşehrilerim izin verecek mi? öyle değil

Kim bu projelere karşı çıkarsa gereksiz derse ihmalci değilse de ihanet içindedir. ‘Yatırım yapmadan insanlara iş bulurum’ diyenler açıkça yalan söylüyor. Ülkenin iç kaynaklarını seferber etmek yerine ‘Londra tefecilerinden para alarak Türkiye’yi kalkındıracağım’ diyenin hem kökleri hem de ipleri dışarıdadır.

“BİRİSİ BÖLÜMLÜ SİYASET YAPMAYA BAŞLADIYSA PANİK OLURUM. SİZ DAHA FAZLA PANİK YAPARSINIZ”

Biz halkımızı etnik ve mezhepsel farklılıklar üzerinden bölmenin değil, 85 milyonluk Türkiye’nin tamamını kucaklamanın peşindeyiz. Birileri mezhep siyaseti yapmaya başladı herhalde paniklediler. Daha çok paniğe kapılacaksınız. Sizler şahitsiniz, biz hiçbir zaman vatandaş olmadık, hiçbir zaman bölgecilik, mezhepçilik yapmadık. Etnik kökeni, inancı, mezhebi, inancı ne olursa olsun kimseyi asla küçük görmedik, görülmesine de izin vermedik. Kimseye ‘Sen kimsin’ diye sormadık.

Üç beş oy uğruna kimsenin bu milleti bölmesine, parçalamasına, kardeşi kardeşe düşürmesine izin vermeyeceğiz. Türkiye’nin 70’ler ve 90’ların anarşi günlerine dönmesine izin vermeyeceğiz.

“YATAK YATAKLARINI YAKANLARDAN ASLA OLMAYACAĞIZ”

Hayal satan işportacı politikacıların vaatlerine aldanmayacağız. Oy vermeye gittiğimizde öfkeyle, küskünlükle, öfkeyle değil, sağduyu, öngörü ve öngörü ile hareket edeceğiz. Pirelere kızıp yorganı yakanlardan asla olmayacağız.

Şimdi sana soruyorum. Kırıkkale, 14 Mayıs’ta Cumhurbaşkanımıza balkon konuşması yaptıracak mıyız? 14 Mayıs’ta meclis çoğunluğunu alıyor muyuz? Kırıkkale’de ve her bölgede rekor sayıda milletvekilini Meclis’e getirebilir miyiz?”

Kaynak: ANKA / Güncel

haliliye-ajans.com.tr

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu